Home > sohbet

sohbet

Ey İsrail sen ne Allahtan korkmaz kuldan utanmazmışsın

19 Temmuz 2014 Cumartesi Category : 1



Bunun içindir ki, İsrâiloğulları'na: "Kim, bir cana kıymayan veya yeryüzünde bozgunculuk çıkarmayan bir nefsi öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de bir nefsin yaşamasına sebep olursa, bütün insanları yaşatmış gibi olur" hükmünü yazdık (farz kıldık). Şüphesiz ki onlara peygamberlerimiz açık delillerle geldiler. Yine de bundan sonra onların birçoğu yeryüzünde aşırı gitmektedirler.        Maide suresi 32. ayet

İsrailoğulları'ndan küfredenler, Davud ve Meryem'in oğlu İsa diliyle lanetlenmişlerdir. Bu, onların isyan etmeleri ve aşırı gitmeleri yüzündendi. Maide suresi 78. ayet


Şu son günlerde olanlar bütün müslümanların kanını donduran nitelikte.
Acaba diyorum kendi kendime soruyorum hiç mi kalmamış hiç mi yok bakıyorum bakıyorum yok diyorum gerçekten bunlarda ne kalp ne vicdan kalmamış diyorum.

Yoksa hangi insan böyle bir zulmü reva görür ki siz kimsiniz ki siz bu milletler devletler arasında bence bu saatten sonra en pisli insan milletisiniz sizin yüzünüzden insan olmaktan utanır oldum.
 Hele bu sabah okuduğum haber iyice bunlardan tiksinmemi sağladı afedersiniz bir sümük neyse bu saatten sonra bu millette benim için odur.

Filistinde ölenler için üzülüyorum ama bir yandan da diyorum ki onlar müslüman şu mubarek ramazan gününde oruçlu halleriyle zaten şehit oldular doğru cennete gittiler.

Onlar zaten çocuk zaten günahsız onların yeri zaten cennet . Ya o analar kimisi hamile bu sabah okuduğum haberde kadın dokuz aylık bebeği ile ölmüş  yavrucak daha doğmadan ölmüş daha bir gün yüzü görmeden...

Bunları duyup görüp nasıl ses çıkarmazlar nasıl hala israilin yanın da yer alırlar. hangi vicdan sahibi bunu kabul eder. 
Ey kendini birleşmiş milletler olarak tanıtan kurum nerede senin vicdanın ne yaptın onu dondurucuyamı kaldırdınız 

Bu kadar mı pısırıksınız ey müslüman alemi bir avuç israil köpeğinden bu kadar mı çok korkuyorsunuz. bütün müslümanlar el birliği olsa o israil leşlerini tükürükleriyle boğmazmı...

Ya rabbi şu mubarek günlerin yüzü suyu hürmetine sen bu insafsızlara belalarını ver. Ya rabbim peygamber efendimizin yüzü suyu hürmetine o ölen minik günahsız şehitlerin daha doğmamış bebeklerin yüzü suyu hürmetine sen Filistin halkının ve diğer müslüman kardeşlerimize zulm eden zalimlerin belalarını ver onları KAHHAR ismi şerifin yüzü suyu hürmetine kahr eyle ALLAHIM.

Allahım senden başka yardım isteyebileceğimiz kimse yok. Sen müslüman kardeşlerimize güç kuvvet dayanma sabrı ver. Allahım zalimlerin hakkından sen gelirsin tez  zamanda bu kafirleri kendikazdıkları kuyuya düşür ALLAHIM

EY KİTABI VAHYEDEN ALLAH'IM ! EY BULUTLARI RÜZGARIN ÖNÜNE KATIP TA ORADAN ORAYA GÖTÜRÜP YAĞMUR YAĞDIRAN ALLAH'IM!  EY HESABI EN ÇABUK BİR ŞEKİLDE GÖREN ALLAH'IM! VE MÜSLÜMANLARA YARDIM EDİP, NUSRET NASİP EDİP, İSLAM DÜŞMANLARINI HEZİMETE UĞRATAN ALLAH'IM! BU KARŞIMIZDAKİ KAFİRLERİ HEZİMETE UĞRAT! VE ONLARI SARS. ONLARA KARŞI BİZE YARDIM EYLE, GÜÇ KUVVET VER, ONLARIN ÜZERİNE BİZİ GALİP EYLE 
AMİN.

Yılbaşı Çılgınlığı

25 Aralık 2012 Salı Category : , , , , , , , , 7

Peygamber efendimiz (sav) buyuruyor ki;

''Kim bir kavme (topluluğa) benzemeye çalışırsa o, onlardandır.
Bizden başkasına benzemeye çalışan bizden değildir.''
Son günlerde bloglar da birbirinden farklı yılbaşı etkinlikleri görür oldum.Hristiyanlara ait bir gelenek olan yılbaşı kutlamasını nasılda müslüman olarak bu kadar çabuk benimseyip kabullendik, anlamıyorum.
Yılbaşı akşamlarında eğlence adı altındaki rezillikler müslümanlar tarafından nasıl bu kadar normal görülebilir ki. O patlatılan şampanyalar içilen şaraplar tokuşturulan kadehler hepsi müslümanım diyene Yüce ALLAH'ın haram kıldığı yasaklar değil mi? Kur-an da buyrulur ki:
Şeytan içkide ve kumarda aranıza düşmanlık ve kin düşürmek, sizi ALLAH' anmaktan ve namaz kılmaktan alıkoymak ister. Artık siz hepiniz ( bunları yapmaktan ) vazgeçtiniz değil mi? (maide 91)
Rabbim insanlara zararlı olarak gördüğü haram kıldığı bu yasaklar nasıl bu şekilde su gibi içilir hiç mi içenlerin kalpleri cızırdamaz anlamıyorum
Onlar kuranı düşünmüyorlar mı? yoksa kalplerinin üzerinde kilitleri mi var? ( Muhammed. 24)

21 Aralık saçmalığı
Daha dün 21 aralık ta kıyamet kopacağı korkusuyla Kur-an da yazmayan ve yine dinle hiçbir alakası olmayan şirince ye bilmem nereye kaçılmadı mı ne çabuk geçti kıyamet korkusu. yirmibir aralıkta kıyamet kopmadı diye sanılmasınki artık hiç kopmayacak elbet bir gün o gün de gelecek işlenen günahların hesabı verilecek.
madem böyle bir korku yaşandı her şey bitti de mi tekrardan günahlar için planlar yapılmaya başlandı.Yok yılbaşı sofrası, yok yılbaşı teması, yok yılbaşı ağacı, yok yılbaşı süsü bunların hepsi müslümanların yapmaması gereken şeyler.Hristiyanlara özenmeyelim, onları müslümanlığa özendirelim.yine kur-an da buyurulur ki;

Biz israiloğullarına kitap,hüküm ve peygamberlik verdik.onları güzel rızıklarla besledik ve kendilerini alemlere üstün kıldık. Ve onlara din konusunda açık bilgiler gönderdik.Onlar kendilerine bilgi geldikten sonra sırf aralarındaki çekememezlik yüzünden ayrılığa düştüler. Şüphesiz, Rabbin kıyamet günü ayrılığa düştükleri konularda aralarında hüküm verecektir.
Sonra sana da bu konuda belirli bir şeriat verdik; sen ona uy bilmeyenlerin keyfine uyma. Çünkü onlar seni ALLAH'ın azabından kurtaramazlar. Hiç şüphesiz zalimler birbirlerinin dostlarıdırlar, buna karşılık ALLAH günahtan kaçınanların dostudur. (Casiye 16-19)
Rabbim bizi de günah işlemekten korkan kullarından etsin (AMİN)

Peki yılbaşı nasıl kutlanır
Düşünün bir kere! 21 Aralıkta kıyamet gerçekten kopmuş olsaydı belki bizler şu anda mahkeme-i kübrada olacaktık (değil ki yılbaşı düşünmek) işlediğimiz günahlardan hesaba çekiliyor olacaktık.Peki nasıl vereceğiz biz bu günakların hesabını hiç düşündünüz mü?? (düşünmediyseniz bir düşünün derim)sonuçta hepimizin işlediği günahlar var.
Eğer illa da yılbaşını kutlamak istiyorum diyorsanız bunu ALLAH'ın rızasına uygun bir şekilde yapabiliriz
misal:
• tövbe ederek
•kuran okuyarak
•nafile yada kaza namazları kılarak
• dua ederek
• bol bol salavat çekerek
Ya Rabbi! bize bu yılı hayırlı bir yıl kıl,sana karşı itaatkar kullar eyle.daha az günah işlemeyi bize nasip et (AMİN)
Yılbaşın akşamlarında içilen, açılan her içki şişesinin parası nereye gidiyor hiç düşündünüz mü? Normal zamanda çok üzüldüğümüz müslüman kardeşlerimiz var ya hani Gazze de Filistin de Suriye de Irak ta işkence gören silahlarla bombalarla katledilen. İşte o yılbaşı akşamlarında  (normal zamanlar da da)  hristiyan özentisi kişilerin su gibi tükettiği içkilerin ve daha neler nelerin paraları bu müslüman kardeşlerimizi öldüren silahlara gidiyor. Böyle söyleyince her bir kurşunda acaba benimde param var mı diye bir dur düşün EY MÜSLÜMAN ve bir kez daha düşün buna alet olmak istermisin? Bir gece eğleneceğim diye bütün bir ahiretini mahvetmeye değer mi???
Birde milli piyango biletleri var yılbaşının vazgeçilmesi olmazsa olmazı
Yılbaşı çekilişlerinden hiç müslümana fayda gelir mi.siz daha önce duydunuz mu milli piyango kazanan insanların mutlu olduğunu. Ne demişler ''ahlı para'' herkesin ah keşke bana çıksa dediği. tüyü bitmemiş yetimin de o parada hakkı bulunan bir para hiç hayır getirir mi? çoğunlukla duyarız yada gazeteler de okuruz milli piyango talihlisi her şeyini kaybetti ,milli piyango kazanan adam iflasın etti,neden çünkü o haram para, haram bir gelir bin götürür.bir kere evde ki huzuru mutluluğu yok eder.bir insan harama bulaştı mı yavaş yavaş verem hastası gibi yok olur gider hatta yuvası bozulan çoluğunu çocuğunu kaybeden bile var.en son bir de bakmışsın hiçbirşeyin kalmamış haram olan o milli piyango parası maddi manevi nevar ne yoksa hepsini silip götürmüş o yüzden bulaşmamak en hayırlısı...
Söylenecek konuşulacak  daha çok şey var ama yazıyı daha fazla uzatıp sizleri sıkmak istemiyorum
Son olarak sizlere bir yılbaşı menüsü yazmak istiyorum

• içki + ateş
• eğlenmek +  ateş
• piyango bileti + ateş
• müslümanların göz yaşları.....


Etiketler:
yılbaşı nasıl kutlanır,yılbaşı nedir,yılbaşı kutlamak günah mı, yılbaşı müslümana yakışır mı, yıl başı çılgınlığı, yılbaşı kutlamak günah mı, yılbaşında ne yapmalı,yılbaşı menüsü,yılbaşı saçmalığı,yılbaşı kulanmaz,yılbaşı günahtır,müslümana yılbaşı kutlamak yakışmaz,yılbaşı,yılbaşında ev de ne yapılır,milli piyango haram mı,milli piyango günah mı,milli piyango

Evliya, Kamil Mürşit Diye Bir Şey Yok Diyenlere-Haksızlık Karşısında Susmayalım

17 Aralık 2012 Pazartesi Category : , , , , , , , , 9

'' Haksızlık karşısında susan, dilsiz şeytandır.Acı da olsa gerçeği söyle.
Sizden biriniz bir münker (haksızlık,kötülük,zulüm) onu eliyle düzeltsin, gücü yetmiyorsa dili ile düzeltsin, buna da gücü yetmiyorsa kalbiyle buğz (nefret) etsin.Bu ise imanın en zayıf noktasıdır''  (müslim) Buyuruyor peygamber efendimiz.
Hadis-i şerif ten anladığımız üzere eğer bir kişi yada kişiler tarafından yapılan yanlışları gördüğümüz de nasıl davranmamız gerektiğini peygamber efendimiz bizlere göstermiştir.
Eğer ki biz susar böyle insanlara fırsat verirsek Allah korusun bu kişiler de imandan çıkarlar. Biz görevimizi yapacağız, uyarımızı yapacağız eğer dinlemek işlerine gelmezse yapabileceğimiz başka ne varsa onu yapacağız .eğer ki biri benim karşıma geçer de evliya diye bir şey olmaz.peygamber efendimiz den başka mürşit tanımam derse zaten peygamber efendimizin buyurduğu şu hadisler inşALLAH bu kişilere ışık olur diye umuyorum

''Benden sonra nebi (peygamber) gelmeyecek, alimler gelecek, halifeler gelecek,onlara tabi olan bana tabi olur. Onlara asi olan bana asi olur'' (buhari)

''Benim ümmetimin varisleri israiloğullarındaki nebiler gibidir''

''Kim bana itaat ederse muhakkak ki ALLAH'a itaat etmiş olur. Kim bana isyan ederse, muhakkak ki ALLAH' isyan etmiş olur. her kim imama ( kamil mürşide veya devrin imamına) itaat ederse muhakkak ki bana itaat etmiş olur. Her kim imama isyan ederse muhakkak ki bana isyan etmiş olur'' (ibni mace)

'' ALLAH (c.c) bu ümmete her yüz yıl başındadinini yenileyecek birisini (bir müceddid) gönderecektir'' (sünne-i Ebu Davut)

'' Bir imama biat edip de ona elinin ''safkasını'' ve kalbinin semaresini veren ( samimi olarak biat eden) kişi gücü yettiğince ona itaat etsin'' (müslim-ibni mace-abdullah b.hanbel)

''Her kim bir eli taattan çıkarırsa kıyamet günün de ALLAH' hiçbir hücceti olmadan kavuşur. ve her kim boynunda bir bey'at olmadığı halde (devrin kamil mürşidine bağlı olmadan) ölürse cahiliyye ölümü gibi bir ölümle ölür'' (müslim)

''Ashabı kiram Rasulullaha sordular: Ya Rasullallah zikre anahtar mertebesinde olanlar kimlerdir onları nasıl bilelim? 
Buyurdu ki:
Zikre anahtar olan kimseler şu kimselerdir ki, görüldükleri vakit ALLAH(c.c) HZ hatırlanır,yadedilir,zikrolunur. İşte bu salih ve nurlu kimseleri görünce ALLAH(c.c) anıyorsanız onlar zikrullahın anahtarıdırlar
ALLAH'ın bazı kulları vardır ki; onların bedenleri bu dünyadadır ama kalbleri arş altındadır''(cemiüssağir şerhi feyzül-ibni Mesud

bu hadisleri okuyup ta hala mürşid-i kamil yok derlerse ben diyecek söz bulamam.gerçi bu tip insanlar bu yazılanlara da eminim bir kulp bulur illaki kendi Cahil eliklerini gösterirler ama ne yapalım ben de bundan sonra bu şekilde karşılık veririm cesareti olan gelsin burada da alay etsin

İslamdan saptıranlar, doğru söylediğini sananlar

16 Aralık 2012 Pazar Category : 7


bazı insanlar var doğru söylediğini ALLAH için konuştuğunu zannederken ne kadar sapkın düşüncelere el attıklarının farkında değiller .Binlerce insan eğer seni izliyor seviyorsa bir şekil de o insanların günahına girmek ne büyük bir mesuldür. sadece rasulullah yolunda ilerlediğini söyleyerek güya insanları doğru yolu gösterdiğini zannederek nasıl böyle bir cahilliğin içine girilir aklım havsalam almıyor.insan bir durur düşünür. ve bir şekilde düşündüklerinin yanlış olduğunu söylesekte yorumlarımız engelleniyor ve biz kimseye cevap veremeyen ( işte bak gördünmü bir cevap bile veremedi ) konumuna getiriliyoruz.bu güne kadar islama ışık tutmuş nice alimler, evliyalar bu kişinin söylemiyle güya sahtekar ve olmaması gereken kişiler olarak insanlara lanse ediliyor ve insanlarda bunlara inanıyorlar.Neden madem sitenizi herkesin düşüncelerine açık bir yer sözde bir aile ortamı olarak gösteriyorsunuz da işlerinize gelmeyince yorumları engelliyorsunuz.Hani size göre bizim ülkemiz de özgürlük kısıtlanıyordu islamı konuşmak istenenler susturuluyordu sizde yanlış düşüncelerinizi başkaları duymasın diye bu şekilde yorumları engelleyerek mi susturuyorsunuz doğru konuşanları.benim yazdığım düşüncelerim nerede sayın bayan! neden benim düşüncelerim görmemezlikten geliniyor.siz ALLAH dostlarını bu şekilde karalamaya devam ettiğiniz sürece orada bir kişi yazmıştı (altına cevap yazmıştım ama çıkmadı) peygamberimizin yolu dümdüz ama kenarların da çıkıntılar var diye işte siz en sonun da o çıkıntılardan başka bir şey olmazsınız. ALLAH'tan dilerim en kısa zamanda sizi doğru yola erdirir bilgilisiniz ona bir şey diyemem ama maalesef bildiklerinizi yanlış yönlendiriyorsunuz
http://www.biriz.biz/evliyalar/ea0109.htm ben ancak bu siteyi buldum size cevap olarak daha ötesini de ALLAH a havale ettim.eğer ki sizin söyledikleriniz doğruysa ben benim söylediklerim doğruysa ben cezamı öbür dünyada çekeceğiz ama öyle yorumlarımı engellemekle bir yer varamazsın  seni ALLAH için sevmiştim ancak görüyorum ki amacın insanları doğrular dan saptırmaktan başka bir yere gitmiyor.tekrar söylüyorum bir düşünün söyledikleriniz yanlışsa burada sizi seven sözünüze güvenen insanlar çok onların günahlarını yüklenmeye hazır mısınız.!!!!!!!! ve sanki beğenildikçe şeytan aklınıza müdahale ediyor.bunları sizi kıskandığım veya çekemediğim için değil gerçekten sizi düşündüğüm için söylüyorum.lütfen dikkate alın. Ve artık o siteyle işim bitmiştir

Gururlu Kibirli Kişileri Kimse Sevmez

1 Temmuz 2011 Cuma Category : , , , , 3

Es-selamun Aleyküm
Tüm müslümanların cumaları mubarek olsun.
Pek çoğumuzun bildiği gibi gururlu ve kibirli insanları kimse sevmez.onların dostları yalnız şeytandır .şeytan yanlarında dolaşır ve onları devamlı en iyi oldukları konusunda telkinler verir.o kimselerde bunlara inanır ve devamlı kendilerini beğenirler.
Halbuki bilmezlermi ki büyüklenmek yalnız ALLAH a mahsustur .ALLAH kur-an da diyor ki.

"Küçümseyerek insanlardan yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme, şüphesiz Allah kendini beğenmiş, övünüp duran kimseleri asla sevmez."(lokman, 18 )


bizler kul olarak kim oluyoruz da yolda giderken başımız havada, tabiri caizse küçük dağları ben yarattım havasında dolaşıyoruz.
ALLAH böyle kibirlenmekten cümle müslümanları korusun.
öyle kişiler vardır ki karşısındaki insanı öyle aşağıda görür ki sanki kendisi arşa çıkmıştır.
sevgili peygamberimiz hadisinde buyurur ki :
"kalbinde zerre kibir olan kişi cennete giremez"
peki bu hadisi duyduktan sonra nasıl hala içimizde gurur ve kibir barındırabiliriz.
ALLAH(c.c)
"Rahman'ın (has) kulları onlardır ki, yeryüzünde tevazu île yürürler."( Furkan, 63)
buyurmuyor mu.
peki ey kul sen neye dayanarak bu kadar büyükleniyorsun.seni yaradanından korkmuyormusun ALLAH elbetteki senden büyüklenmenin kendin hakkında böbürlenmenin hesabını sormayacakmı.
ve öyle kişiler vardırki.bunlar kendinden başka herkesi günahkar ve hatalı kul olarak görürler tıpkı firavun gibi kendilerine karşı yapılan aslında yanlış olmayan hareketleri yanlış kabul edip kendilerinden yalvar yakar özür dilenmesini beklerler.
bu kişiler bilmezmi ki hataları ve kusurları ancak ALLAH affeder 
sanki bu kişiler kendileri hiç bir şekilde hata kusur günah işlemezler.
böyle olduğu halde ALLAH onları hemen yaptıkları bir günah veya hatayla cezalandırır mı hayır
yüce yaradan sabırlıdır ve kendisinden tövbe edilmesini bekler.peygamberimiz buyuruyor ki:
 "Allah, Kıyamet günü, büyüklenerek elbisesini sürüyenin yüzüne bakmayacaktır"
peki kim ister kıyamet günün de rabinin yüzüne bakmamasını 
zaten biz böyle olursak rabimim yüzüne o büyük gün de nasıl bakarız
rabbim şu mubarek üç ayların ve cuma gününün yüzü suyu hürmetine bizleri mütevazi büyüklenmekten çooook uzak kullarından etsin yolda yürürken burnumuz havada değil yerde olan kullarından eylesin.
AMİNNN....

Medovik Pasta (Medovik Cake, Medovik Tort)

6 Haziran 2011 Pazartesi Category : , , , , , , , , 34

Es -selamun aleyküm arkadaşlar.bugün sizlere Cafe Pepela da görüp çok beğendiğim ve sonun da yaptığım medovik pasta tarifini paylaşıcam ama ondan önce bu gün radyo da dinlediğim bir hikayeyi sizlerle paylaşmak istiyorum ben çok etkilendim...

adam ayakkabıcıdır dükkandaki vitrine, o gün gelen en son mada spor ayakkabılarını spot lambaların altına yerleştiriyordur.
o sırada gözü dışarıda olan bir çocuğa takılır .Çocuğun sol ayağı yoktur. sağ ayağında ise eski ve yırtık bir ayakkabı vardır.
çocuk vitrindeki ayakkabıya hayranlıkla bir süre baktıktan sonra oradan ayrılır ve uzaklaşmaya başlar.
tam çocuk giderken ayakkabıcı adam dışarıya çıkar ve çocuğa seslenir.
"hey ufaklık buraya baksana"
çocuk şaşırır ve adamın yanına gider.Adam
"gel bakalım içeriye" der ve çocuğu bir sandalyeye oturtur.
ona bir gazoz ısmarlar ve içmesini ve aynı zamanda ona güvenmesini bekler.gazozunu bitiren çocuğa sorar:
"senin ayağındaki ayakkabıyı kim aldı "der.Çocuk:
"babam aldı "der.adam.
"sen o ayakkabının ne kadar değerli bir ayakkabı olduğunu biliyormusun" der.
çocuk şaşaırır.zira ayağındaki ayakkabı yırtık pırtık eski bir ayakkabıdır.Adam:
"o antika bir ayakkabı ve ben senden o ayakkabıyı satın almak istiyorum bana satarmısın 50 liraya alırım "der.çocuk şaşkın bir şekilde:
"satarım "der.Adam:
"ben o ayakkabıyı alınca senin ayağın çıplak kalacak sende benim dükkanımdan beğendiğin bir ayakkabıyı alırsın" der.çocuğun gözü hemen biraz önce vitrine konan ayakkabılara kayar adam güler ve
"o ayakkabılar şuan indirimde 5 lira ne şanslısın" der.Çocuk :
"ama ben o ayakkabıların ikisinide alamam" der.Adam
"zaten teki 5 lira ikisi 10 lira" der.
çocuğun ayağından eski ayakkabıyı çıkarır ve yeni ayakkabıyı giydirir.çok sevinmiş bir şekilde:
"sana bu ayakkabı çok yakıştı bende senin sayende antika bir ayakkabının sahibi oldum buda senin bana sattığın ayakkabının ücreti" der ve içinden 5 lira alarak
"bu da benim sana sattığım ayakkabının parası ücretini kesiyorum der ve çocuğa parayı verir.
çocukta adama 5 lira daha verip:
"bende benim antika ayakkabımda size 5 lira indirim yapıyorum" der ve adama 5 lirayı verip gitmek için kalkar .giderken adama sorar:
"diğer ayakkabıyı ne yapacaksın "
Adam
"onu da sol ayağı olan birine satarım" der.
çocuk sevinç içinde oradan ayrılır adam sandalyeye oturur ve böyle güzel bir iyilik yamanın vermiş olduğu sevinçle ağlamaya başlar.o gün sevinci akşama kadar sürer.evine gittiğinde sevinçle çocuklarına sarılır .
gece uyuduğunda rüyasında kendini görür.
ayakları yerden kesilmiş bir şekilde uçuyordur......
nasıl çok güzel değilmi... sabredip okuyanlardan ALLAH RAZI OLSUN....
****************************************************************************************

MEDOVİK PASTA
Malzemeler:
* 3 yumurta
* 120 gr margarin(yada tereyağ)
*1 çay bardağı şeker
*3 çorba kaşığı bal
* 1,5 paket kabartma tozu
*5,5 su bardağı un
*1 paket vanilya
Yapılışı :
*3 yumurta ve şeker köpük köpük olana kadar çırpılır.
* 3 kaşık bal tavaya konur ve ısınıncakabartma tozunu ekleyip köpürene dek pişirin.(1 dk kadar)
* ballı karışım yumurtalara eklenir.
* yağ tavada eritilir ve ılınınca yumurtalı ballı karışıma ilave edilir.
* un ve vanilyada eklenip biraz sert bir hamur yoğrulur.
* hamur 8 eşit parçaya bölünür.unlu bir zeminde orta boy tencere kapağı büyüklüğünde açılır.(kapaktan biraz daha büyük açın keserken daha iyi oluyor)
* hafifçe yağladığınız fırın tepsisine koyun ve çatalla delerek 180 derecede pişirin 3-5 dk pişiyor.
* pişen bisküvileri tencere kapağıyla kesilir aynı boyda olmaları sağlanırbir kanara konur ve krema pişirilir.

Krema İçin Malzemeler:
* 6 su bardağı süt
* 5 çorba kaşığı un
* 2 tatlı kaşığı nişasta
* 4-5 kaşık şeker
* 1 su bardağı süt reçeli (yoksa konmasada olur o zaman şeker miktarı arttırılır)
* 1 paket vanilya
* en üstüne iki kutu alpella kakaolu hazır puding

Yapılışı:
* süt reçeli hariç bütün malzemeler karıştırılır ve kaynayana kadar pişirilir.
* piştikten sonra süt reçeli içine konur ve mikserle pürüzsüz bir hal alana kadar çırpılır.

* bir kat bisküvi servis tabağına konur arasına krema sürülür ve bir kat daha bisküvi konur.
* bütün bisküviler bitene kadar bu işlem yapılır ve en üstüne iki kutu hazır puding sürülür yada
* bir büyük tablet sütlü çikolata benmari usulü eritilir ve 4 kaşık kremayla çırpılır onunla süslenir tercih sizin
* pastanın kenarları artan bisküvi kırıntıları robottan çekilir ve o kırıntılarla süslenir.En az bir gece dolapta bekletilerek servis yapılır.bu müthiş pastayı bu güne kadar denemediyseniz hemen deneyin derim.
Afiyet Bal Olsun.....

Peygamberimizin Dilinden

28 Ekim 2010 Perşembe Category : 2

                                                            
KELİME İ TEVHİDİ SÖYLEYENİ, MÜNAFIKLIK VE DİNDEN ÇIKMAKLA SUÇLAMAK CAİZ DEĞİLİR


Kelime-i şahadet ve kelime-i tevhidi söyleyen bir insanın imanı belgelenmiş olur.bu kimseler hakkında, artık ileri geri konuşmak,münafık kafir v.s. demek,kesinlikle yasaktır.
Rasulullah efendimizin bulunduğu bir topluluk içinde müslümanlara çokça eziyet vermiş olan ve sonradan islama girmiş bulunan Malik Bin Duhayşım'ın adı geçmişti.ashaptan bazıları,onun hakkında:


o bir münafıktır,Allah ve Rasulünü sevmez,dediler.
Peygamberimiz derhal müdahale ederek:


böyle söylemeyin,görmüyor musunuz o,La İlahe İllallah söylemektedir,buyurdu.


ashaptan bazıları:
fakat biz onu,  mü' minlerden çok münafıklarla beraber,onlarla düşüp kalkarken görüyoruz ,dediler.
Peygamberimiz cevaben:
Allah rızasını kazanmak arzusu ile,samimi olarak ,La İlahe İllallah diyeni,Cenab'ı hak ateşe haram kılmıştır...buyurdu.


anlaşılan o ki, insanlar hakkında hemen dış görünüşüne  göre hüküm vermemek gerekir.nitekim,Peygamberimiz,münafıklarla düşüp kalkıyor diye kendisinde iman belirtisi olan bir kimsenin münafıklıkla damgalanmasına, hakkında kötü düşünülmesine izin vermemiştir.
bu, nazik bir konudur.
Allah Rasulü böyle bir düşünceye en ufak bir tolerans gösterseydi,insanlar birbirleri hakkında kolayca hüküm verirlerdi.
meseleye hissiyatlar karışır,ufak bahanelerle mü'minler birbirlerini, münafıklıkla, kafirlikle suçlamaya cesaret bulurlardı.

Peygamberimizin Dilinden

21 Ekim 2010 Perşembe Category : , , , 11

                                                            
AKLI OLMAYANA İŞLEDİĞİ GÜNAHTAN SORUMLULUK YOKTUR


ibn-i abbas anlatıyor:
halifeliği zamanında, hz Ömer'e zina yapmış deli bir kadın getirildi.hz Ömer, kadının zina suçundan cezalandırılmasını hükmetti.o sırada hz Ali oradan geçiyordu.kadının cezalandırılması için başlatılan girişimleri görünce:
bunun hali nedir? diye sordu.
kendisine:
bu, falanca kabileden deli bir kadındır.zina yapmış.hz.Ömer onun cezalandırılmasını emretti.Onun hazırlığını yapıyoruz dediler.
hz Ali:
kadını geri götürüp, serbest bırakın dedi.sonra hz Ömer'in yanına çıkıp
EY mü'minlerin devlet başkanı!bilirsinki,Allah Rasulü şöyle buyurdu:


kalem üç kişiden kaldırılmıştır: bunlaryaptıklarından sorumlu değildir.
1-bluğa erinceye kadar çocuklar
2-Uyanıncaya kadar uyuyandan
3-şifa buluncaya kadar aklını yitirmiş mecnundan
bu biçare kadın, falanca kabilenin mecnunesidir.Ona tecavüz eden, muhakkaki akli noksanlığından istifaade ile etmiştir.


HZ.Ömer,HZ.Alinin bu görüşünü doğru bulup kadını serbest bıraktı.


yazan:
Mehmet dikmen
Kitap:
Ümitli olunuz

Peygamberimizin Dilinden

14 Ekim 2010 Perşembe Category : , , , 2


                                          
merhaba arkadaşlar yine yeni bir sohbetle aranızdayım bugün :

Yanında günah işlendiğini gören ne yapmalı


Hars bin umeyre, peygamberimizden naklen şöyle demiştir:
yeryüzünde bir günah işlenir de, bir kimse o günah işlenen yerde hazır bulunur,ama işlenen günaha içinden nefretle karşılarsa, o mecliste hiç bulunmamış gibi olur.


bir günah,bir kimsenin olmadığı yerde işlenir de o kimse duyunca o günaha memnun ve razı olursa ,sanki günahın işlendiği yerde o da hazır bulunmuş hatta o günahın işlenmesine yardım etmiş gibi olur.


bu hadis, mü2min, halkın gözü önünde işlenen büyük bir günaha seyirci olduğunda bunu engelleyecek gücü olmasa bile , asgariden tepki olarak kalbiyle nefret etmesi gerektiğini ifade etmektedir. böyle yparsa mecliste değilmiş gibi muamele görür, günaha katılımı söz konusu olmaz.
mü2minin bulunmadığı bir mecliste işlenen bir günaha taraftar  ve memnun olması ise, onu, sanki o günahın işlendiği yerde bulunmuş gibi, sorumluluk altında bırakır


haftaya kaldığımız yerden devam etmek dileğiyle. bazen aksaklıklar oluyor geçen haftaki gibi yazı yazamadığım zamanlar için kusura bakmayın arkadaşlar......


Yazan :
Mehmet Dikmen
kitap:
ümitli olunuz

Peygamberimizin Dilinden

30 Eylül 2010 Perşembe Category : , , , , 2

                                             
Sevgili takipçilerim yine bu perşembe de sohbetimize kaldığımız yerden devam ediyoruz.umarım bu konular sizleri sıkmıyordur.


GÜNAHLAR İMANI ZEDELER Mİ?
işlenen bir günahın,insanın imanına hiç tesir etmediği,zarar vermediği söylenemez.yapılan her bir günah ve kötülük,insanın kalbinde bir leke bir siyahlık meydana getirmektedir.


bu hususta hadis-i şerifte:
bir günah işleyen kimsenin kalbinde(tövbe etmedikçe)izi kaybolmayan bir leke (imanda bir zayıflık) görülür.
ifadesiyle belirtilmiştir.
insan,günah işleye işleye kalbibütünüyle kararır,vicdanı katılaşır,imanını tamamiyle kaybetme durumuna gelebilir.
evet,günah kalbe işleyip,siyahlandıra siyahlandırata imanın nurunu çıkarıncaya kadar katılaştırıyor. her bir günah içinde küfre gidecek bir yol var. o günah Allah'a istiğfar ileçabuk yok edilmezse,manevi bir yılan olarak kalbi ısırıyor.mesela,utandıracak bir günahı gizli işleyen adam,başkasının haberdar olmasından çok utandığı zaman,ona çok ağır geliyor.küçük bir bahane ile onları inkar ediyor.


biöyle bir duruma düşmemek için yapılacak olan şey,işlene günahın ardından,hiç beklemedensamimi olarak tövbe etmek,pişman olmak,nefis ve şeytanın kötülüklerinden Allah' sığınmaktır.
hadis-i şerifte:
her hastalığın ilacı vardır.günahın ilacıda istiğfardır.
buyrulmuştur.
günahından samimi tövbe eden kimsenin kalbinde,günahın bıraktığı leke ve kirden iz kalmaz.imanı tekrar eski kuvvetini kazanır....


bu sebebledirki peygamberimiz
günahından tövbe eden kimse,hiç günah işlememiş kimse gibi(tertemiz)olur buyurmuştur.


işlenen günahınkalpteki kötü etkilerini gidermek,imana vereceği zararları önlemek, ahiretteki cezasını kaldırmak için tövbeden başka yapılacak 2 çare daha vardır: 


1: günah ve kötülüğün ardından gecikmeden bir iyilik yapmak.
hadis-i şerifte 
''yaptığın kötülüğün ardından derhal bir iyilik,güzel bir amel yap ki o kötülüğü ve günahı imha edip temizlesin'' buyurmuştur.


2: devamlı imanını tazelemek, imanı kuvvetlendirici zikir ve dualar yapmak....
günahlara karşı sabır ve direnç gücünü artırmak .


bu hususla ilgili olarak ta, hadiste


imanınızı tazeleyiniz.la ilahe illallah tevhit cümlesini çok okuyunuz bununla iman tazelenmiş olur
buyurmuştur...


sevgili ALLAH dostu din kardeşlerim bu günlükte bu kadar haftaya kaldığımız yerden devam edeceğim .


kitap:
Ümitli olunuz
yazan:
Mehmet Dikmen

Peygamberimizin Dilinden

22 Eylül 2010 Çarşamba Category : , , , , 3


Es selamun aleyküm sevgili takipçilerim bu gün yine sizlere nacizane sohbet hazırladım.umarım beğenirsiniz bu konu geçen haftaki konunun devamı olmaktadır...


İNSAN İMANI VARKEN NASIL GÜNAH İŞLER?

İnsanoğlunun peygamberler hariç hata ve günahlardan tamamen uzak olması düşünülemez.çünkü cenab-ı hak onun hem iyiye hem kötüye eğilimi olan bir kabiliyet ve istidatta yaratmıştır.insanda nefis,istekler, tutkular gibi onu kötülüğe iten arzular ve öfke ve şehvet gibi sınırsız duygular vardır. iç alemindeki bu duygu ve arzuları şeytan devamlı tahrik edip insanı kötülüğe,günaha  yöneltmek istemektedir...

Bunun yanında akıl,kalp ve vicdan gibi insanı doğru yola sevkedecek, hayra yöneltecek duygular da vardır. Bu duyguların hayatta etkili olması,ancak iman sayesindedir. İmanlı bir kalp ve vicdan,insanı hep iyiye,hayra,güzele yönlendirir, kötülük ve günahtan alıkoymaya çalışır.

Ne var ki, imanlı insanların da zaman zaman günah işlediklerini görmekteyiz.Bu nasıl olmaktadır?

İnsan bu dünyaya imtihan için gelmiştir.içinde devamlı iyi duygular ve kötü duygular çarpışmakta; iman nuru ile aydınlanan kalp ve vicdan onu iyiye,dinin emirlerini yerine getirmeye sevkederken; nefis,şeytan, kör hisler ve tutkularda isyana, günaha, inkara çalışmaktadır.

Kalp, ruh, vicdan gibi müsbetduygular insandaki diğer menfi duygulara hakim olduğu müddetçe, insan doğru yolda gider. isyana ve günaha girmekten kendini alıkor .fakat zaman zaman menfi duygular kalp ve vicdana baskın geldiği ve bu duygulardaki uyarı sinyalini  susturduğu da olur.işte insan,günahı ve kötülüğü, bu haldeyken işler.

yani nefis veya şeytan veya menfi hisler,insana hakim olunca, kalp ve vicdandaki imanın alarm sinyal kapanmaktadır.
Bireyin günah işlemesinde önemli bir neden de,  haramlarda bulunan lezzet ve insan nefsinin lezzetlere olan tutkusudur.

Akıl ve kalp, günahtan sonra gelecek zararları algılasa da geçici ve anlık lezzetlere tutkun hisler, aklın ve kalbin uyarılarını dinlememektedir.
                                                                  ***
 Bir hadis-i şerifte Peygamberimiz şöyle buyurmuştur:
''Zina eden kişi, zina ettiği sırada mü'min olarak zina etmez. çalarken de mü'min olarak hırsızlık yapmaz. içkiyi içerken de mü'min olarak içmez. fakat bundan sonra,ona tövbe arzolunmuştur.''

Burada (mü'min olarak yapmaz )ifadesinde (dinden çıkar ,kafir olur)manası anlaşılmamalıdır. o fiil işlendiği esnada iman var olduğu halde fonksiyonunu yerine getiremiyor,demektedir.
Hadis-i şerifin devamında tövbenin zikredilmesi ,kişinin mü'min olma niteliğini koruduğunu ifade eder çünkü kafir için ''tövbe '' değil  ''hidayet '' söz konusudur.

Günah işlemenin imansızlıktan gelmediği şu hadis-i şerifte  dahada açık belirtilmektedir:
( vahiy meleği) Cibril bana geldi ve'' ümmetinden her kim  Allah'a hiçbir şeyi ortak tanımayarak tevhit inancıyla ölürse , o kimse cennete girer, diye müjdele!'' dedi. ben Cibril'e,'' hırsızlık yapsa, zina etsede mi ? '' dedim .'' evet hırsızlık yapsada , zina etse de''  diye cevap verdi...

Görüldüğü gibi zina, hırsızlık gibi  büyük günahlar, kişiyi imansız yapmadığı gibi,imanla öldüğü takdirde cennete girmeye engel de olmamaktadır. tabi burada unutulmaması gereken nokta,günahtan sonra tövbe ve pişmanlık duygusu hiç terk edilmemelidir... 

konumuza haftaya kaldığı yerden devam edeceğiz İnşallahu rahman herkese bol sevaplı hafta geçirmesi dileğiyle....

KİTAP:
ÜMİTLİ OLUNUZ
YAZAN :
MEHMET DİKMEN

Peygamberimizin Dilinden

16 Eylül 2010 Perşembe Category : , , , , 3

bundan sonra siz değerli takipçilerimle perşembe günleri dini bilgiler ve hikayeler paylaşmak istiyorum .değerli yorumlarınızı bekliyorum.


YAPTIKLARININ İYİ VEYA KÖTÜ OLDUĞUNU ANLAMAK
İÇİN KALBİNİN SESİNİ DİNLE
günah,genel bir tarifle,Allah'ın yasakladığı;dinin çirkin görüp,zararlı saydığı işlerdir.bu işler,dinin 2 temel kaynağı olan Kur'an ve sünnet'te açıkça beyan edilmiştir.içki içmek, kumar oynamak,zina yapmak gibi...

ancak ,insanın eylemleri belli kalıplar içine alınamadığından kitap ve sünnet'te açıkça belirtilen davranışlarındışında kalan fiillerin doğruluk veya eğriliği, kötü veya iyi oluşu, günah veya sevap bulunuşu,nasıl tesbit edilecektir?

bunun için insanda iyi ile kötüyü,hayır ile şerri, sevap ile günahı her zaman ayırdedecek,değişmeyen bir ölçü ve şaşmayan bir tartı bulunmalıdır.nitekim cenabı-hak bu ölçüyü insanın yaradılışına koymuştur ki,oda vicdandır.

vicdan daima doğruyu,iyiyi ve güzeli algılar. bunların zıddı olan kötü fiillerdende insanı dizginler.

ashaptan Vabise bin ma'bet'in naklettiği şu hadis'i şerif konuya ışık tutmaktadır.şöyle der vabise (r.a)

''Allahın Rasülüne iyilik ve günahın ne olduğundan sormak üzere huzuruna girmiştim.
bana dedi ki:

-sen günah ve iyilikten sormak üzere geldin herhalde...

bende cevap verdim:

-evet iyi bildin. seni hak ile gönderen Allah'a yemin olsunki, ben başka birşey için değiş,ancak iyilik ve günahın nne olduğunu sormak için geldim...

bunun üzerine hz peygamber şöyle buyurdu:

iyilik(birr); kendisiyle gönlünün inşirah bulduğu (yaptığında içinde sevinç ve huzur hissettiğin)fiil ve davranıştır.

günah(ism)ise,kalbini tırmalayan(içini karartıp vicdanını sızlatan)şeydir.isterse insanlar o şeyi yapmak hususunda sana fetva versinler(o işi yapmanı doğru karşılasınlar)

diğer bir hadiste ise: içine sor...iyilik kendisiyle kalbin ve ruhun huzur bulduğu şeydir.günah ise kalbi tırmalayan, gönlün reddettiği şeydir insanlar iyi yap dese bile... denilmiştir.

ihya'da geçen başka bir hadis'i şerifte aynı manayı şöyle ifade etmektedir.

''günah kalbin çarpmasıdır''

demek ki,kalpte bir sıkıntı,çarpıntı,daralma meydana geliyor,vicdan sızlıyorsa, yapılan işte hayır yoktur.günah sinyalleri alınmaktadır.nefis zıddını söylese, diğer insanlar tersini ileri sürseler bile...

şu halde, yapılan işin iyi veya kötü olup olmadığını anlamak için,insanın iç aleminde yanılmaz bir ölçü vardır.o da yapılan işin kalp ve vicdanda bıraktığı tesirdir. iyi ve müsbet tesir bırakan işleriyi;kötü etki bırakanlarda kötü ve günahtır. insanın, imanını koruduğu , isyan ve günahlarla kalbindeki imanın ışığını söndürmediği müddetçe, kalp bu ölçü görevini yapar, kişiye yol gösterir,şaşmaz bir rehber olur.nitekim peygamberimiz de bu gerçeğe işaret için:

Allah Teala bir kuluna hayır dilediği zaman, ona kalbinden bir vaiz gönderir...
buyurmuştur.
dıştan gelen uyarı ve ikazlar nekadar tesirli olursa olsun , insanın nefsi ve duyguları etki altında kalmaya bilir.fakat kalpteki vaiz, vicdandan gelen ikaz ve sesleniş, ona şaşmaz bir yol gösterici olabilir.
kalbin ve vicdanın günah ve iyilikte ölçü olması ,ancak bozulmamış ,iman nuruyla aydınlanmış kalpler içindir.inancını yitirmiş bir kalp için böyle bir rehberlik söz konusu değildir.

yapılan işlerden dolayı kalpte duyulan sevinç ve üzüntünün,imanlı kslplere özel bir belirti olduğunu da, şu hadis'i şerif beyan etmektedir:

''seni ibadetin , hayır ve iyiliklerin sevindirir,günahında üzüntüde bırakırsa;sen olgun bir mü'minsin....
buyurur.

konumuza haftaya kaldığı yerden devam edeceğiz İnşallahu rahman herkese bol sevaplı hafta geçirmesi dileğiyle....

kitap:
ümitli olunuz
yazan:
Mehmet Dikmen
Dinvehayat

Blogger tarafından desteklenmektedir.